-
__IMAGE_DIV____PRODUCT_NAME____BUNDLE_TEXT____VARIANTS_TEXT____CUSTOMIZATIONS_TEXT__Birim fiyatı: __PACKAGE_PRICE____COUNT__ adet adet__PRICE_NOT__ __PRICE__Sepetten çıkar
Bir dizinin, otizmi anlamamıza nasıl katkı sağlayabileceğini hiç düşündünüz mü?
Bu hafta #FarklıHikayeler’de sizi Parenthood dizisinin Max Braverman karakteriyle tanıştırıyoruz.
Max, dizinin ilk sezonunda Asperger sendromu tanısı alan bir çocuk. Tanıyla birlikte yalnızca Max’in değil, ailesinin de hayatı değişiyor.
Dizi boyunca Max’in okul hayatını, arkadaşlıklarını, ilgi alanlarını ve büyüme sürecini izlerken; ailesinin de otizm hakkında öğrenme, doğru desteği bulma ve Max’i olduğu haliyle anlamaya çalışma yolculuğuna tanık oluyoruz.
Hikâyeyi farklı kılan bir diğer nokta ise dizinin yaratıcısı Jason Katims’in de otizmli bir çocuğun babası olması. Katims, kendi deneyimlerinden yola çıkarak Max’in hikâyesini daha gerçekçi bir şekilde anlatmaya çalışıyor.
Parenthood, otizmi tek bir tanımdan ibaret görmek yerine, bir bireyin ve ailesinin günlük yaşamındaki farklı yönleriyle ele alıyor.
Parenthood bize otizmin tek bir hikâyesi olmadığını hatırlatıyor.
Bir tanı, bir insanın kim olduğunu bütünüyle açıklamaz. Max; otizmli olmasının yanında bir oğul, kardeş, öğrenci ve arkadaş. Kendi ilgi alanları, tercihleri, güçlü yönleri ve hayalleri olan bir birey. Ve belki de hikâyenin en önemli tarafı burada:
Bir insanı tanımak için yalnızca tanısını bilmek yetmez. Onun hikâyesini de dinlemek gerekir.
Parenthood, otizmi bir ailenin hayatına yerleştirerek bize yalnızca farklılıkları değil; kabul etmeyi, anlamayı, destek olmayı ve birlikte değişmeyi de anlatıyor.